Announcement

Collapse
No announcement yet.

MENKIBE ... ...ABDÜLHAMİD HÂN VE TÜRBEDAR

Collapse

Unconfigured Ad Widget

Collapse
X
Collapse
Currently Active Users Viewing This Thread: 1 (0 members and 1 guests)
  • Filter
  • Time
  • Show
Clear All
new posts

  • MENKIBE ... ...ABDÜLHAMİD HÂN VE TÜRBEDAR

    Sultan II. Abdülhamid Hân zamanında Yavuz Sultan Selim’in türbedarının hanımı hamiledir ve bir gün canı kiraz çeker, kocasına der ki :
    “Canım çok kiraz çekti bana biraz kiraz alabilir misin?”
    Adam çarşıda köşe bucak kiraz aramaya koyulur. Mevsimi olmadığı için, çok pahalıdır. Bir türlü parasını toplayıp kiraz parasını bir araya getiremez. Döner dolaşır türbeye gelir. Kabir’in yanı başında oturur ve sandukaya dokunup der ki:
    “Ey büyük İslâm padişahı, cihan şahı! Onca senedir hizmetini görürüm ama bir himmetini görmedim.”
    Daha sonra evine gider ve karısına alamadığını söyle-yince karısı biraz üzülür hâliyle. O sabah kapıya iki asker gelir ve faytonu göstererek; “Sultan Hazretleri seni huzura bekler.” derler. Adam bir an tereddüt eder içinden. Emri tebliğ eden asker fazla sabırlı değildir.
    “Efendi, efendi ne durursun? Sultanın emrini tebliğ ederim sana!”
    Türbedar bakar ki ağırdan almanın zamanı değil. Çâresiz faytona atlar, sarayın avlusuna giderler. Hemen huzura alırlar türbedârı. Sultan Abdülhamid Hân, türbedarı tepeden aşağı bir süzer. Sonra, yumuşak bir edâ ile sorar :
    - Ceddim Yavuz Sultan Selim Hânın türbedarı sen misin?
    - Evet Sultanım!
    - Söyle bakalım dün türbede neler oldu?
    - Bir mesele olmadı sultanım.
    - Bir meselen olmalı?
    Bir anda zihninden bir sürü şey geçer. Acaba Sultan neyi sormak istiyor. Hangi derdimi soruyor? Şaşırarak der ki:
    - Sultanım bir şeyler olmadı, bir derdim de yoktur.
    Abdülhamid Hân, sesini yükseltir hem de sertleştirir.
    - Türbedar efendi! Dün de-demden ne istedin?
    İster istemez hadiseyi anlatır:
    - Sultanım, zevcem hâmile. Benden kiraz istedi. Çok pahalı olduğu için alamadım. Bunun için de velinimetim Sultan Selim Hânın sandukası yanında kendi kendime söylendim.
    Ortalığı bir sessizlik kaplar. İki tarafta da derin tefekkür.
    Sultan Abdülhamid Hân, söylenmeye başlar:
    - Dedem sabaha kadar beni rahatsız etti. Al şu bir kese altını, bir daha da böyle şeyler için dedemi rahatsız etme!
    Emir subayına döner der ki:
    - Türbedarın maaşı iki misline çıkarılsın!..



Working...
X